Disiplinlerarası bir felsefi manifesto / kuramsal-felsefi deneme
2026, Rome
The Ontology of the Trace and the Manifesto of Traceism,
klasik akademik sınırların ötesine geçen, felsefi kuram ile çağdaş sanat pratiğini hibrit bir yapıda buluşturan disiplinlerarası bir felsefi manifestodur. Metin, insan bilincinin doğrusal zaman algısı ile evrenin bütünsel geometrisi arasındaki bilgi kaybını "İz" (Trace) kavramı üzerinden inceleyerek, sanatsal üretimi psikolojik bir eksikliği tamamlama çabası değil; rasyonel zihnin askıya alındığı anlarda malzemenin yüzeyinde bırakılan nesnel bir kalıntı olarak tanımlar.
Eser, felsefi derinliğini Husserl'in fenomenolojisinden Heidegger'in eser ontolojisine, Merleau-Ponty'nin bedenlenmiş bilinç kuramından Derrida'nın metinsel iz kavramına ve Rovelli ile Barbour'un zamansız kuantum kozmolojisine uzanan geniş bir entelektüel ağdan alır. Bu teorik çerçevenin yanı sıra yapay zekanın kapalı kod sistemleri karşısında insan bilincinin ve bedensel eyleminin benzersizliğini savunan metin; resmi bir üslup reçetesi sunmak yerine rasyonel sistemler ile boyanın, metallerin ve kompozit malzemelerin gösterdiği direnç arasındaki çatışmayı kuramlaştırır.
Sonuç olarak bu çalışma; sadece teorik bir felsefi deneme (literary-philosophical essay) değil, aynı zamanda Traceism (İz Ontolojisi) akımının üretim metotlarını ve malzeme entegrasyonunu belirleyen kavramsal bir kılavuzdur. Rasyonel mühendislik analitiği ile duyusal ve ontolojik estetiği aynı potada eriten metin, zihnindeki kuramsal evreni fiziksel eserlere ve geleceğin disiplinlerarası projelerine taşımayı hedefleyen vizyoner bir "Sanatçı-Düşünür" manifestosu niteliğindedir.